GÜNÜN KELİMESİ

YAZMAK...


Yazmaktan maksat, lisânın söylediklerini bâkîleştirmektir.
Çünkü şu fânî dünyada hiçbir şey ebedî değildir.
BEDİÜZZAMAN

23 Ocak 2010 Cumartesi

Halka güvenmeyenlerin gerginliği

Halka güvenmeyenlere dikkat edin, her zaman biraz gergindir bu insanlar. Soğukkanlı bir şekilde tartışamazlar. Düşüncelerine karşı çıktığınız anda, siz ne kadar kibar olursanız olun hırçınlaşıp kabalaşabilirler.

Kolay değil tabii: Her an vahim bir hata yapıp her şeyi mahvedebilecek bir halkla beraber yaşamak herhalde geriyordur insanı. Bu gerginlikle insan balyoza da sarılabilir pekâlâ.

Buna karşılık, halka güvendiğini söyleyen siyasetçilerde de her daim bir miktar riyakârlık mevcuttur. Biraz rahmetli Kemal Sunal’ın canlandırdığı “Zübük” gibi gerine gerine söylerler halka güvendiklerini, “ben bu milletin ciğerini bilirim” edasıyla.
***
Ama bu demek değildir ki halka güvenen aydınlar da riyakârdır. Tam aksine, demokrasi uğruna gerektiğinde başlarını verenler hep onların arasından çıkar.

Demek değildir ki saftır bu aydınlar: Tam tersine, tarih denen trenin hangi raylar üzerinde gittiğini iyi kötü anlamış insanlardır. Onlar halkın kendi kendisini yönetme yeteneğini bir an önce kazanmasını istemektedirler sadece.

Bunun için o halk tarafından bir Anadolu otelinde yakılmayı ya da on yedi yaşında bir çocuk tarafından öldürülmeyi bile göze alırlar zaman zaman.

Çünkü bilirler ki, halk kendisini yönetebilecek olgunluğa hiçbir zaman ulaşamazsa, kazanan elinde balyozla gezen gergin tipler olacaktır.

TUNA KİREMİTÇİ

Hiç yorum yok: